MENÜ
İzmir 35°
Menemen'in Sesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
SON DÖNEMİN SİYASAL GELİŞMELERİ ÜZERİNE GEL-GİT DÜŞÜNCELERİM, NE YAPMALI?
Güncel
17 Şubat 2017 Cuma 08:06

SON DÖNEMİN SİYASAL GELİŞMELERİ ÜZERİNE GEL-GİT DÜŞÜNCELERİM, NE YAPMALI?

Son dönemde güncel gelişmeleri takip ettiğim pek söylenemez. Televizyon programlarını nerede ise hiç izlemiyorum

Son dönemde güncel gelişmeleri takip ettiğim pek söylenemez. Televizyon programlarını nerede ise hiç izlemiyorum. O sebeple olan bitenin bir kısmından haberdar olmayabilirim. Gündemi çok iyi takip edemiyor da olabilirim. Belki de o sebeple kalkıp 1000 yıl öncelerine gidip oralardan toparlıyorum düşüncelerimi :) Siz bana bakmayın bunlar benim gel-git düşüncelerim. Ama artık bu yazıyı toparlamam gerekiyor bunun da farkındayım.

Geçen haftalardaki yazılardan özetle son 1000 yılda Müslümanlığın rüzgarını da arkasına alan Türkler ile Hıristiyan batı arasında siyasal ve ekonomik bir savaşın sürdüğünü söyleyebiliriz.  Üzülerek söylemem gerekli ki bunda başarılı olduğumuz hiç mi hiç söylenemez. Biz son beş- altı yüzyılı hiç de iyi geçirmedik. Bilimde, sanayide, eğitimde hiçbir gelişme sağlayamadık. Yirminci yüzyıl boyunca Türk dünyasını temsil eden tek devlet olan Türkiye Cumhuriyeti maalesef emperyalist güçlerce içeriden fethedilmiştir. Dünyanın güç odakları karşısında elimiz kolumuz uzun zamandır bağlıdır. Artık sağır sultan bile bilmektedir ki Türkiye´nin bir şekilde yeni parçalara bölünmeye çalışılması onların bizi son imha planıdır. Bunu sağlamak için yaptıkları hamleleri tutmadıkça, yeni, yepyeni saldırılar yaşamaktayız. Bu saldırılar kah bir darbe teşebbüsü, kah ekonomik, kah siber saldırılar olarak gerçekleşmektedir.  Ülkemiz büyük tehdit altındadır.

İşte tam bu aşamada önümüze ?başkanlık? referandumu geldi.

Ben mesleğimi uygularken de, kişisel yaşamımda da hep olasılıklar listesi yaparım. Şimdi size yine bir olasılıklar listesi yapacağım. Amacım bir görüşü öne çıkartmak değildir. Aşağıdaki sıralama da rastlantısaldır. Aslında hangi olasılığın gerçekleşecek olduğunu benim de pek bildiğim söylenemez. Bu fikirler kimseden edinilmiş fikirler olmayıp benim özgün düşüncelerimdir. Bana göre başkanlık sistemi bize neler getirebilir?:

  1. Son 1-2 yıldır emperyalist dünyanın Cumhurbaşkanı Erdoğan´ı istemediği, onu ne pahasına olursa olsun diz çöktürmek veya yıkmak istediği apaçık görülüyor. Bunun sebebinin ona yeterince söz geçiremiyor olmaları olduğunu düşünüyorum. Kendi aklımın erdiği zaman dilimini şöyle bir taradığımda Cumhurbaşkanı Erdoğan kadar emperyalizme kafa tutmuş bir liderimizin hiç olmadığını zannediyorum, düşünüyorum. Belki başkanlık sistemi Cumhurbaşkanı Erdoğan´ın elini güçlendirecek ve onun devletimizin tam bağımsızlığı için büyük adımlar atmasını sağlayabilecektir. 
  2. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan zaten son 14 yılın mutlak hakimidir. Şu anda zaten ülkeyi başkanlık sistemi gibi yönetmektedir. Tüm güç elindedir. Neyi yapmak istemiş de yapamamıştır? Ülkede zaten ilan edilmemiş bir başkanlık sistemi kurulmuştur ve bunun önünde hiçbir engel yoktur. Bunun bir de anayasa değişikliği ile tescil edilmesine ne gerek vardır?
  3. Bu 14 yılın içinde Türkiye kimi alanlarda dev adımlar atmıştır. Ama bir yandan da kitlelerde büyük bir eğitimsizlik, büyük bir kültürsüzlük gözlenmektedir. İlerleme gibi gözüken bazı uygulamalar bizi emperyalizme daha bağımlı hale getirmektedir. Sağlık reformu bunlardan birisidir. İlerleme sadece ekonomik olamaz, topyekûn olmak zorundadır. Olmadığı durumda çöküş çok ani ve hızlı gelişebilir.
  4. Acaba emperyalist dünya tek adama dayalı bir Türkiye´yi daha kolay yönetebileceğini, o tek adamı ele geçirdiği durumda asıl hedefi olan Büyük Ortadoğu Projesini daha kolay tamamlayabileceğini düşünüyor olmasın? Sakın emperyalist güçler başkanlık sistemi geldiğinde ?BOP eş başkanı ? gibi yemlerle ağzına bir parmak bal süreceği bir tek adamı kolayca ikna edeceğini, bu tek adamın mutlak hakimiyetindeki Türkiye´yi daha kolay böleceğini düşünüyor olmasın? Veya bir kesimin tek adama yönelik nefretini kolayca körükleyip toplumu cephelere bölüp iç savaşı daha kolay çıkartabileceklerini de düşünüyor olmasınlar? Tarihimiz aslında kötü niyetli olmayan liderlerimizin daha iyi olacağı düşüncesi ile sokuldukları yanılgılar ile doludur. Bu yanılgıların çoğunun arkasında dış güçler ve onların yerli işbirlikçileri vardır.

Ben bütün bir olasılıklardan hangisinin gerçekçi olduğuna yönelik hiçbir öngörünün sahibi değilim.  Bilmiyorum, hiç bilemiyorum. O sebeple siz bana bakmayın. Siz neyi uygun görüyorsanız onu yapın.

Benim küçücük dünyamda kendimce bir görüşüm ve bir sebebim var. Ben devlet içindeki bazı devlet memurlarının işbirliği içinde bana haksızlıklar, hukuksuzluklar yaptıklarından dolayı çok kayıplara uğradım ve çok acılar çektim. Bu süre içinde devleti yönetenler benim haklarımı korumaya çalışmadılar. Cumhurbaşkanı´na, Başbakan´a yazdım kimse sesimi duymadı. Ne zaman ki tehdit kendilerine ulaştı ancak o zaman uyandılar ve en azından bir çete ile savaşa başladılar. Ben, devleti yönetenlerin tehdit kendilerine ulaşmadan, küçücük, önemsiz, yandaş olmayan bir vatandaşa yani bana yapılan haksızlıkları, hukuksuzlukları engellemelerini ve bana bu haksızlıkları hukuksuzlukları yapan kişileri cezalandırmalarını beklerdim. Bu onların asli göreviydi. O sebeple ben bir oy vereceğim ama ne diyeceğimi size söyleyemiyorum. Çünkü geçen gün ?hayır? diyenlerin darbecilerle, PKK ile işbirliği yapmış sayılacaklarını duydum radyodan. Darbecilere destek vermediğim apaçık ortada olmasına rağmen yine de korkmadım desem yalan olur. Ben ülkemizde her görüşe saygı duyulduğu, tek tip düşünmenin bir zorunluluk olmadığı, karşı görüş sahibi veya muhalif olmanın da bir hak olduğu bir demokrasi istiyorum. Bunun için oy kullanacağım. Oyumun rengini de kendime saklayacağım. Umarım ülkemiz için en hayırlısı olur.   

Dr. Suphi Toprak

www.suphitoprak.com.tr

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2024 Menemen'in Sesi