MENÜ
İzmir
Menemen'in Sesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
SÖZ UÇAR YAZI KALIR…
Levent Sarsıncı
YAZARLAR
16 Aralık 2020 Çarşamba

SÖZ UÇAR YAZI KALIR…

İlginç bir haftayı geride bıraktık.
Geçen haftaki köşe yazımda bir grubun kendi aralarında yaptığı can sıkıcı konuşmalarını aktardım.
Bu konuşmayı paylaşırken de emin olun konuştuklarının önemli bir kısmını yumuşatma ihtiyacı duydum. Ya da hiç yer vermedim.
Eğer bu kimseler provokatör değillerse konuşmalarına bakılırsa Cumhur İttifakı’na oy veren birileri olabilirler.
Sadece ben değil, orada ekmek almaya gelmiş insanların da en az benim kadar kaygılandığını gördüm.
Ben de tanık olduğum bu konuşmayı aktarma ihtiyacı duydum.
Bu konuşma ve düşünce biçiminin ne kadar kaygı duymamız gereken bir durum olduğunu paylaşmak istedim.
Politize olmamış gerçek ve normal milliyetçi, muhafazakâr insanlar bu dilden çok rahatsız dedim. Çünkü biliyorum.
Menemen’de de Menemen dışında da farklı siyasi görüşleri olan çok sayıda arkadaşım, dostum var.
Zaman zaman onlarla bu durumu da konuşuyoruz.
Siyasi partiler ve onların üsluplarını bir kenara bırakıp, biraz kendi aklımıza, fikrimize itibar ettiğimizde tüm sorunlarımızın aynı olduğunu apaçık görebiliyoruz. Yani aslında yok birbirimizden farkımız.
Çünkü hepimiz aynı gemideyiz. Gemi su aldığında, dümendekiler işini doğru yapmadığında ortaya çıkan mağduriyet hepimizin hayatlarını etkiliyor.

Bu işin şu partilisi bu partilisi yok. Yine söylüyorum.

İktidarlar, siyasiler, makamlar, mevkiler geçicidir.
Bir hatırlayın, gitmez sandığımız kimler geçip gittiler.
Çoğunu bugün hatırlamakta bile güçlük çekiyoruz. Zamanı geldiğinde elbette bizlerde gideceğiz.

Asıl mesele nasıl yaşadığımız, yaşarken bizimle aynı düşünceye, aynı inanca sahip olmayanlar için ne kadar mücadele ettiğimiz, ortak sorunlarımız için nasıl bir çaba gösterdiğimiz ve bizden sonra arkamızda nasıl bir iz bıraktığımızdır. Gerisi teferruat.

Ben duyduklarımdan sonra hepimiz adına kaygılarımı paylaştım. Cumhur İttifakı’nın Menemen teşkilatlarında görev yapan arkadaşlarımın, hiçbir partiye üye olmayan milliyetçi, muhafazakâr dünya görüşüne yakın dostlarımın Olur böyle şeyler Levent.
Her partide böyle haddini aşan, işgüzarlık yapan insanlar var.
Hepimiz adına duyduğun kaygı çok değerli, ama biz ne güne duruyoruz.” Demelerini tabi ki beklerdim.
Fakat öyle olmadı.

Bir partinin ilçe başkanlığı sorumluluğunu yürütüyor olmanızı anlıyorum. Bu aktarımdan rahatsız olmanızı da anlıyorum.
Siyasi sorumluluğunuz gereği olarak tepki vermenizi bile anlıyorum. Ama üslup ve itham!.. Bunları gerçekten hiç anlamıyorum. Benim aktardığım konuşmanın hayal ürünü olduğunu alaycı bir üslupla eleştiriyorsunuz. Biz böyle insanlar mıyız diye soruyorsunuz...
Sonra da aktardığım bu konuşma üslubu ve tarzıyla beni eleştiriyorsunuz… Buna da tamam.

Eğer bugünün Türkiye koşullarında yazıyorsanız, elbette ki eleştirileceksiniz.
Geçen hafta çarşamba günü yazım yayınlandığı andan itibaren toplu bir biçimde, belli ki bir merkezden talimatla başlatılan bu linç girişimi ile ilgili hiçbir yorumu silmedik. Hiç birisine cevap vermedik.

Sadece üslubunuzun benim duyup aktardığım konuşma ile ne kadar örtüştüğünü görün istedim!..
Evet artık hepimiz için daha da kaygılıyım.
Çünkü anladım ki yazımı önyargılı okumuşsunuz.
Aynı kentin ortak geçmişine sahip insanları olduğumuzu unutmuşsunuz.
Kardeş, arkadaş, dost, komşu olduğumuzu unutmuşsunuz.
İşin kötü yanı hafta içerisinde beni ilginç cümlelerle eleştiren birkaç arkadaşımla konuşma imkânım da oldu. Yazımı okumamışlar bile. Birinin cımbızlayıp köpürtülmüş kendi düşünceleriyle ulaştırılmış bilgi üzerinden bu yorum furyası gerçekleştirilmiş.

Tuhaf olansa; yazı yayınlandığı andan itibaren orada duruyor.
Bir de biz eleştirdikten sonra yazıyı hemen kaldırdılar diye bir içerik kurgulamışlar. Yazık.


Bu konuşmaya maruz kalan, kaygılanan ben.
O kadar da değil. Hayal ürünü diyen sizler.
Biraz empati yapın lütfen. Ne kaybedersiniz?
Hatta bence çok şey kazanabilirsiniz.

Bir de yorum yapan arkadaşlardan birisi aba altından sopa göstererek “kamu görevlilerinden özür dileyeceksin” diyor.
Ben farkında olmadan bir kamu görevlisini kıracak, incitecek, rencide edecek bir şey söylemişsem zaten gider özür dilerim.
Bu beni küçültmez aksine büyütür.
Ama yazıyı anlamak için okumadığınız o kadar net ki…
Aktardığım diyalogda geçen ifadeleri benim söylediğimi düşünmüşsünüz.
O aktarımı yaparken bile seçtiğim kelimelerime, kurduğum cümlelerime azami özen gösterdim.

Benim birinden özür dilemem için o kişilerin ille de kamu görevlisi olması da gerekmiyor. Yanı başımızda gevrek satarak rızkını kazanan, çöp toplayarak geçimini sağlayan, ayakkabı boyayarak evini geçindirmeye çalışan saygıdeğer insanlarımıza karşı da bir yanlışım olursa hiç düşünmeden gidip özür diler, yeniden onların gönüllerini kazanmak isterim.
Bence bunu hepimiz bir düşünelim.

Bir de kendiniz ce benimle alay etmeye çalışıyorsunuz ya.

Levent’in hayal ürünleri, Levent’in lahmacun haberleri,
Levent’in algı yaratma çabası, CHP’ye yaranmaya çalışıyor falan.
Bütün bunlar için söyleyebileceğim tek şey; biraz ayıp etmişsiniz.
Ben sadece gördüklerimi, düşündüklerimi saygı ve nezaket kurallarını aşmayacak biçimde yazmaya çalışıyorum.

Serdar Aksoy’la ilgili yazıların birden bıçak keser gibi kesildi diye soruyorsunuz.
Cevabı çok basit.

Geçmiş yazılarımı açın ve bir okuyun.
Benin yazmam gereken zamanlarda Serdar Aksoy ile ilgili ne çok yazdığımı göreceksiniz.
Kendisi için yazdıklarımı, uyarılarımı göreceksiniz.
Ama o bildiğini okumayı tercih etti. Yetmedi beni savcılığa şikâyet etti. Sonrasını zaten hep birlikte gördük yaşadık.
Bu aşamadan sonrası benim bir şey yazmam zaten doğru değil,
bundan sonrası hukukun işi. Şu an için hukuk önünde de henüz sadece sanıktır.

Suçu tescillenene kadarda masum kabul etmemiz gerekiyor.
Çünkü yasa ve kanun öyle söylüyor.
Şu aşamada ben demişti demenin de bir kıymeti yok.
Belki de yarın suçsuz bulunacak. Bugünden yargı üretmenin, yargının işine burnumuzu sokmanın da bir faydası yok.

Mesele; konuşmak gerektiği zaman konuşmak, susmak gerektiği zaman susmak, dinlemek gerektiği zaman dinlemek, saygı göstermek gerektiği zaman da saygı göstermeyi bilmek bir insanın kapasitesini gösterir.

Ben de her şeyi doğru zamanda yazmaya, söylemeye özen gösteriyorum. O yüzden bugüne kadar yazılarıma yazılı olarak yapılmış hiçbir eleştiriye sosyal medya üzerinden yazarak cevap vermedim.

İnsanlar beni eleştiriyorlarsa, dikkate alıyorlarsa, takip ediyorlarsa, önemseyip bir de yazıyorlarsa bu benim açımdan saygı gösterilmesi gereken bir durumdur.

O yüzden aceleyle hemen cevap vereyim demek yerine, biraz zamana bırakıp yapılan yorumun gerekçesini anlamaya çalışıyorum.
Böyle davranmak bana hep kazandırdı. Tavsiye ederim…

Elbette sevgili Erhan Özalp’in bu linç girişimi sırasında ve sonrasındaki, tavrı, tutumu ve yazısı benim için çok anlamlı, çok değerli.
O hararetli durumu çok iyi yönetti. Bu onun yöneticilik becerisini de bir kez daha ortaya çıkardı. Çünkü aslında o hafta için hazırladığı çok güzel bir yazısı vardı. O yazıyı öteledi ve yaşanmakta olan duruma dair bir yazı hazırladı. Yazısı panzehir niteliğindeydi. Kendisine çok teşekkür ederim.

Tabii yeterince düşünülmeden yapılmış yorumlar da orada duruyor.

Gün geçer devran döner bir gün gelir o yorumlara hep birlikte döner tekrar bir bakarız. Umarım hiçbirimiz yazdıklarımızdan, düşündüklerimizden, yaptıklarımızdan dolayı hiç pişmanlık duymayız!..

Çünkü söz uçar yazı kalır…

Sevgi ve Saygılarımla

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Eda
 17 Aralık 2020 Perşembe 09:10
Levent bey yazınız cok güzel olmuş konu ne olursa olsun karşılıklı iyi niyet ve hoşgörülü olmak gerektiğini cok iyi bir sekilde ifade etmişsinız.
 Celalettin çoktelaş
 16 Aralık 2020 Çarşamba 15:31
Sayın levent sarsıncı Sizin geçen haftaki yazınızı sonuna kadar okudum Dile getirdiğiniz dış mekan konuşmalarından rahatsızlık.duyduğunuzu , Konuya vakıf olan genç kardeşlerimizi oturup uygun zeminde ve zamanda dinlemeliyiz.nedemek istiyorlar neyin m?cadelesini veriyorlar iyice anlamalıyız Sizi tanıyan bir insan zaten nedenli vatansever milliyetçi bir i oldugunuzu öğrendikten sonra zaten hatanın tekerr?r?ne meydan vermeyeceklerdir. MENEMEN MHP ILÇE BAŞKAN IM ZATEN BÖYLE KIRICI C?MLELERLE K?MSEYI KIRMAMAYA ?ZMEMEYE ÖZEN GÖSTERİR. OBJEKTİF OLARAK GÖRD?ĞUNUZU AYNEN YANSITMIŞSINIZ. BÖYLE YAPMANIZ ?LK?C? MILLIYITÇİ CAMIAYI DAHADA Y?CELTMEK BAABINDA FAYDALIDA OLMUŞTUR. OKUDUGUNU ANLAMADAN CEVAP VERILMIŞ BİR ESERDEN SİZ MESUL DEYİLSİNİZ. Saygılarımla
 Serdar
 16 Aralık 2020 Çarşamba 15:22
Abi okadar uzun yazmışsın ki çoğunu geçmek zorunda kaldım.elestiricen tabiki onda sıkıntı yok sen başkanın ilk yazdığı yorumu bende okudum başkanın yorumunu silmişsin o gerçek bunu okudum sen yazında da silmedim falan demişsin delikanlı insan der arkadaş benim hoşuma gitmedi sildim inada kimse itiraz etmez ama sen ATV nin yaptığı gibi sadece CHP yı gece gündüz elestirirsen bunda art niyet arar insanlar artık herkesin cebinde akıllı telefon var tek taraflı yayın yapmayın Saygılar la.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2022 Menemen'in Sesi