MENÜ
İzmir 14°
Menemen'in Sesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
DİREKSİYONDA KİM VAR?
Levent Sarsıncı
YAZARLAR
24 Şubat 2021 Çarşamba

DİREKSİYONDA KİM VAR?

Ortada kocaman bir başarısızlık var. Ama sahibi yok.
Yine suçlu muhalefet ve özelliklede Sayın Kemal Kılıçdaroğlu. Bir de yeni öğrendik DEVLET!..
Allah aşkına birisi devlet denen şeyin bir otobüs gibi cansız bir aygıt olduğunu söylesin. Devleti, iktidar olan hükümetler yönetir. Direksiyona da iktidarın başında kim varsa o oturur.  Demokrasilerde direksiyonda oturan kişi araçtakilere de danışır. Onları da dinler.
Ama bizim demokrasimizde yeterince buna özen gösterilmiyor, uygun gördüğünü koltuğa oturtuyor. Uygun görmediklerini de değiştiriyor.

Uzun bir zamandır meclis bay pas edilmiş durumda. Milletvekilleri anlamsızlaştırılmış. Dolayısıyla vatandaşın iradesi rafa kaldırılmış. Buna iyi kötü demeksizin muhalefetin tüm önergelerine hayır diyen MHP’de en az AKP kadar sorumlu. Neredeyse 6 yıldır hain terör örgütünün elinde tutsak tutulan vatandaşlarımızla ilgili CHP Milletvekili Sayın Murat Bakan’ın verdiği araştırma önergelerinin tamamı AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddediliyor. Sayın Murat Bakan’ın son soru önergesi ise bu vahim GARA operasyonundan 10 gün önce verilmiş. Bu soruna neden olanların açıklamaları ne kadar yüzeysel bir bakın. Cumhurbaşkanımızın tek söylediği şey başaramadık!.. Acılı anneyi mezarı başındayken kongreye bağlayan; anneye şehit olduğu için sevinmesi gerektiğini söylüyor. Mademki şehitlik ve ölüm bu kadar şerefli ve sevinilmesi gereken bir şeyse, herkes bunu yaşasın. Vatan barış zamanında zenginlerin, savaş zamanı yoksullarındır!
 

Tüm önemli olaylarda araştırma esastır. Bu olay yeri inceleme gibi bir durumdur.
Olay tüm boyutlarıyla araştırılıp incelenirse yarın benzer olaylar söz konusu olduğunda aynı hatalar tekrarlanmaz. Araştırma cezalandırma değildir. Soruşturma cezalandırma değildir. Soruşturma, sorumluların kimler olduğunun tespit edilmesi ve sorunun nereden kaynaklandığının belirlenmesi amacına hizmet eder.
Bu sorunun nedeni yöneticilerse, onların uyarılması hatta değiştirilmesi gerekebilir.
Araç, gereç, bilgi ya da deneyim eksiğinden kaynaklı bir sorunsa o yönde önlemler alınır. Konu ister spor olsun, ister ticaret olsun, ister siyaset olsun, isterse başka bir şey olsun, ortada olumsuz bir durum varsa sorunun nedeni belirleninceye kadar incelenmeye, araştırılmaya devam edilmeli. Belki o zaman bir aşama kaydedebiliriz. Gerçekten ihtiyacımız olan başarıları elde edebilir, bazı kronik sorunlarımızdan kurtulabiliriz.?

Bilim insanları bir sorunu çözebilmek için ömrünü bir laboratuarda tüketiyorlar.
Sayısız defa deniyorlar, araştırıyorlar, tekrar tekrar deniyorlar... Onların sabırla, özveriyle, özgür iradeleriyle ulaştığı bu veriler sayesinde bugün insanlık pek çok hastalıktan kurtuldu.
Bugün yine onların çabaları sayesinde bu CORONA belasından kurtulacağız?
Bizim ülkemizde de senelerdir devam eden bir terör belası var. Yıllardır sayısız, günahsız vatandaşımızı bu terör belasına kurban verdik.

Hep duyarız; bir araştırma komisyonu kurulsun. Sorun enine boyuna araştırılsın diye. Ama anlaşılması güç bir biçimde her seferinde bu talep reddediliyor. Bizler sadece tekrarlanan bu sorunun sonuçlarını yaşıyor ve üzülüyoruz. Oysa bu ve buna benzer tüm karanlık olayların araştırılıp gün ışığına çıkarılması, Ülkemizin BEKASI için, birlik, beraberliğimiz için, vatanımızın, milletimizin, güvenliği için hayati önem taşıyor. Artık bu terör sorununu bir daha nüksetmeyecek biçimde çözüme kavuşturmamız gerekiyor.
Aksi takdirde
bu kan akmaya, yine anneler ağlamaya, ateş düştüğü yeri yakmaya devam ederken, tuzu kuru olanlar kürsülerden hamaset yapmaya hem suçlu hem güçlüyü oynamaya devam edecekler.

Uzun lafın kısası.
Direksiyonda kim varsa tüm bu olup bitenlerden o sorumludur.


Sevgi ve Saygılarımla.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Emine Savaş
 25 Şubat 2021 Perşembe 08:03
Çok doğru kavramları bilmeden yaşamak ne acı
 Faruk Kırım
 25 Şubat 2021 Perşembe 06:30
Ağzına ve kalemine sağlık şahane bir yazı
 Atila özdemir
 24 Şubat 2021 Çarşamba 21:26
Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana hayli biyolojik saldırılara maruz kaldık. 1923 - 1950 yıllarında sıtma, veba, kolera, tifüs, verem, çiçek hastalıkları gibi salgınlarla boğuştuk. Şimdide çin menşeyli covit 19 ile tüm dünyadaki insan popilasyonunu indirmeye çalışılıyor. Resmen dünyada biyolojik harple karşı karşıyız. Eskiden emperyalist ülkeler terör örgütleri kullanılıyorken şimdi daha ekonomik olan biyolojik savaş unsurları kullanılıyor. Kalleşçe yapılan bir savaş var. Allah yardımcımız olsun.
 Levent
 24 Şubat 2021 Çarşamba 17:47
Bir hocam yetki ve sorumluluk üzerine şöyle demiş ; Kaynağı yasa, yönetmelik ve teknik bilgi olan yapma ve yaptırma gücüne YETKİ denir. Hesap verme durumunada SORUMLULUK denir. Yetkisiz sorumluluk zulümdür. Sorumsuz yetkide ya yozlaşır ya da kötüye kullanılır diye açıklamıştı. İşte iktidar milli iradeye hesabın sandıkta verileceğini söylüyor,milli iradede herhalde iktidarın Münker ve Nekir’e vereceği hesabı yeterli görüyor.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Menemen'in Sesi