Mevsim itibariyle birçok bulaşıcı hastalıkla karşı karşıyayız. Diş hekimleri olarak bizler aeresol dediğimiz yapılar sebebiyle hem kendimiz hem çalışanlarımız hem de hastalarımızın sağlığı sebebiyle bulaşıcı hastalıklar nedeniyle daha dikkatli olmak durumundayız.
Eğitim olarak aslında bu duruma hakim olarak gerekli donanımda mezun oluyoruz. Diğer sağlık çalışanları ve diş hekimleri arasında yapılan araştırmada diş hekimleri bulaşıcı hastalıklar konusunda yüzde 70 gibi bir bilinçle diğer alanlara göre daha dikkatli çıkmışlar. Bunun sebebi de direkt olarak ağızda çalıştığımız için yayılımın daha kolay olması olarak düşünüyorum. Ancak yüzde 70 iyi bir oran gibi görünse de geri kalan yüzde 30´luk oran çok ciddi bir oran. Bulaşıcılık açısından ciddi riskler taşımaktadır.
Direkt olarak solunumla bulaşabilen hastalıklar nedeniyle biz klinik olarak kendimiz hasta olduğunda hastalarımıza bunu bulaştırmamak adına iyileşmeden hasta bakmaya başlamazken; ülkemizde bu hassasiyeti gösteren diş hekimi oranı yüzde 20´lerde kalıyor.
Gelen her hastaya rutin olarak sorduğumuz hastalıkların dışında bulaşıcı hastalıkları olup olmadığını sormak da yapmamız gerekenler arasındadır. Bazen hastalar bu sorulara cevap vermek istemeyebiliyorlar. Ancak hem kendileri, hem biz hekimleri, hem de kendilerinden sonra gelecek olan sevdiklerini düşündüklerinde bu soruların amacının koruma olduğu çok açıktır.
Hastalığın şiddetli olduğu akut durumlarda, hastaların burundan nefes almasına engel olan tıkanıklık durumlarında, şiddetli ateş, terleme, balgam gibi durumların varlığında ise yapılacak olan diş tedavilerini ertelemek en doğru yaklaşım olacaktır.
Bulaşıcı hastalık sorusunu sorduğumuz her hastadan doğru cevabı alamıyor olmak bizi her hastada bu önlemleri almaya zorunlu kılıyor. Çünkü yüzde 1 bile bulaşıcılık açısından çok önemli iken hastaların sorduğumuz sorulara doğru cevap verme oranı ne yazık ki yüzde 50-60 oranında kalıyor ve bu bile çok iyimser bir tablo.
Diş hekimleri hastalarının enfeksiyon kapmaması için gerekli tüm önlemleri alırlar. Ancak sizlerin de hekiminizi doğru bilgilendirmeniz, bulaşıcı hastalığınız varsa bunu hekiminizle paylaşmanız, gerekli durumları hekime bildirmeniz son derece önemlidir. Diş hekiminin hastasının genel sağlık durumunu bilmesi ağızda yapılacak olan bir tedavinin diğer organları da etkileyebileceği göz önüne alınırsa son derece gereklidir.
Bulaşıcı hastalık dediğimizde aslında aklımıza hepatit B, hepatit C, AİDS gibi hastalıklar da gelmelidir. Bu hastalıklar da diş tedavileri sırasında bulaşabilecek hastalıklardır. Bir diş hekimi hastasından virüs alabilir ve hastalanabilir. Bu nedenle hastalıklarımızı paylaşmak yine söylüyorum gerekli bir durumdur. Kesik ve çiziklere açık bir meslek bizim ki. Ve kan, tükürük gibi vücut sıvılarının teması bu hastalıkların bulaşması için yeterli olabilir. Bu nedenle her hastada kullandığımız aletleri özenle steril ederiz. Bunlar insan dokularına giren aletler olduğu için bu özeni siz hastalarımız başta olmak üzere kendimiz için de göstermek zorundayız.
Sağlıklı gülüşler?
Sorularınız için; [email protected]
www.disizmir.net